serpme kahvaltı, mıhlama, ship shack cafe

Hafta sonunu iple çekiyorum

İnanılmaz bir haftaydı. Çok yoğun, yorucu ve sıkıcı bir hafta geçirmiştim. Müdürümün bitmek bilmeyen soruları ve istekleri artık beni çıldırtıyordu. Daha önce hiçbir sayımda bu kadar zorlanmamıştım. Aslında her üç ayda bir yaptığım rutin bir işlemdi ve her seferinde tereyağından kıl çeker gibi rahat ve sorunsuz bir şekilde yapardım.

Ama bu başkaydı. Evet sektöre yabancı yeni bir müdür ve daha depoya ve üretime adapte olamamış yeni bir depo ekibiyle yapacaktım sayımı. Bu kadar zorlanacağımı düşünmemiştim.

Bir yandan müdür beye sonuçları ve raporları açıklarken diğer taraftan sayım personeline nereyi nasıl sayacaklarını, nelere dikkat edeceklerini açıklamak zorunda kalıyor, her daim onları kontrol etmek ihtiyacı duyuyordum.

Müdür beye teknik konularda bilgiler veriyor, programın detaylarını gösteriyor ve raporları nasıl okuması gerektiğini anlatıyordum. Tüm bunlar yetmezmiş gibi rutin görev ve sorumluluklarımı da yerine getirmem gerekiyordu. Mesai saatleri içinde sayım işleri ile uğraşırken mesai saatleri dışında gece geç saatlere kadar kendi işlerimi yapmak zorunda kalıyordum.

Velhasıl geçen haftayı böyle atlattım. Cuma akşamı geç saatlere kadar çalışıp sayımı sonuçlandırmış ve sisteme girişini yapmıştım ama bende bitmiştim. hiçbir hafta sonunu bu kadar iple çekmemiştim.

Hafta sonum mükemmel olacak

Bu hafta sonu benim için mükemmel olacaktı. Cumartesi günü evden hiç çıkmadım. Tüm günü yatarak ve dinlenerek geçirdim. Tam huzur buldum, rahatladım derken; Bu seferde evde eşim ve çocuklardan, yakınmalar, şikayetler, sızlanmalar duymaya başladım. Neymiş efendim hafta içi geç saatlere kadar eve gelmemişim de, hafta sonu yataktan hiç çıkmamışım da, onlarla hiç ilgilenmiyormuşum da, ev işlerinde ona hiç yardım etmiyormuşum da ve daha bir sürü şey. Biz erkeklerin suçu nedir anlamıyorum valla.

Ne yapmalı?

Neyse gece olup el ayak çekilince geçtim bilgisayarın başına ve başladım aramaya. Tuzlada sessiz, sakin ve nezih bir mekan. Orası olmaz, burası olmaz derken karşıma Ship Shack Cafe & Restaurant diye bir yer çıktı.

www.shipshackcafe.com adresinden galeriye şöyle bir göz attım.

Resimlerden Beykoz gibi, Maşukiye gibi bir yere benziyor. Yeşillik ağaçlık bir yer. Oralar çok uzak bize daha yakın bir yer lazım derken birde ne göreyim. İletişim Adresi Tuzla Yayla Mahallesi diyor. Hemde benim evin iki sokak arkasında.

İnanamadım ilk önce. Yok dedim. Bizim buralarda böyle ağaçlık ve yeşillik bir yer yok. Olsa mutlaka görürdüm. Ama sitede ısrarla “Ship Shack Cafe Tuzlanın merkezinde gözlerden uzak bir cennet” diyor.

Sitede bir iletişim telefonu var. Saat daha 22:45. Çok mu geç. 

Arasam mı? Aramasam mı? Bilemedim.

Arasam mı? aramasam mı? bilemedim. Aradım. Karşıma bir beyefendi çıktı;

Ship Shack Cafeyi aradınız size nasıl yardımcı olabilirim?”

Kendisine Tam olarak adreslerinin neresi olduğunu sordum.

“Tuzla Yayla Mahallesinde Şinasi Dural caddesi ile Vatan caddesi kesişimindeyiz.”

Size çok yakın bir yerde oturuyorum fakat ben orada öyle ağaçlık ve yeşillik bir yer görmedim. Resimler gerçek mi diye sordum.

“Kesinlikle gerçek, Ship Shack Cafenin yaklaşık bir dönümlük bir meyve ağaçlarıyla çevrili arka bahçesi var ve burası ön taraftan görünmüyor tamamen gizli bahçe.”

 Kendisine Serpme Kahvaltının nasıl olduğunu sordum.

“Serpme Kahvaltımız son derece zengin, kaliteli, lezzetli ve doyurucu. İçinde klasik kahvaltılıkların yanı sıra sıcaklardan sucuklu yumurta, patates kızartması,  sigara böreği, sosis ve bir termos çay bulunuyor. Üç kişi çok rahat doyabilir. Fiyatı da benzerlerine oranla daha uygun. Hatta  Tuzladaki en iyi Serpme Kahvaltı.” 

Dayanamadım ve sabaha dört kişilik rezervasyon ayırttım. 

İyi mi yaptım? Kötü mü yaptım? Görücez.

Sabah olunca bizimkilere “hadi hazırlanın sizi çok güzel bir yere Tuzladaki en iyi Serpme Kahvaltının verildiği yere götüreceğim” dedim. Fakat o anda çok pişman oldum ya Ship Shack Cafe gerçekten de güzel bir yer değilse, ya Serpme Kahvaltı söylendiği gibi iyi değilse. Lakin söz çıktı bir kere ağızdan yapacak bir şey yok.

Hemen iki sokak arkadaki Ship Shack Cafenin önüne gelince bizimkilere “hadi inin geldik” deyince yüzlerindeki ifadeyi görmeniz gerekirdi. Hiç biri bu kadar kısa bir yolculuk hatta evimizin iki sokak arkasında bir yer beklemiyordu sanırım. Eşim yüzüme bakarak “dalga geçiyorsun galiba. yok mu şöyle yeşillik havadar açık alanı olan bir yer. Bu kapalı yerde ne işimiz var” dedi. Kendisine güven bana size bir sürprizim var diyerek araçtan indim. Bu arada da içimden dualar edip duruyordum Allahım ne olur güzel bir yer olsun diye. 

Gizli bir yoldan geçip, büyülü bir dünyaya gitmek 

Ship Shack Cafeden içeri girince bizi hoş şirin bir bayan karşıladı. Kendisine bahçede rezervasyonumuz olduğunu söyledim. Kendisini takip etmemizi söylerek kafenin yanındaki ara yoldan bizi arka bahçeye götürdü. Gözlerimize inanmıyorduk sanki gizli bir yoldan geçip büyülü bir dünyaya adım atmıştık.

Hepimiz çok şaşkındık. Yıllardır bu mahallede oturuyorduk ve hemen arkamızdaki muhteşem güzellikteki bu yeri bilmiyorduk. Her yer meyve ağaçlarıyla dolu, yerler yemyeşil çimen ve mis gibi çiçek kokuları. Çardak şeklinde yapılmış bir sürü masa. Aileler oturmuşlar kahvaltılarını yapıyorlar, çocuklar da bir oraya bir oraya koşturuyorlardı. 

Bize ayrılan masaya oturmuş siparişlerimizi vermiştik. Kuşların şakımalarını dinliyor, çiçeklerin mis gibi kokusunu içimize çekiyor ve çocukların çimenlerde bir oraya bir buraya koşturmalarını seyrediyorduk 

Tuzlanın en iyi Serpme Kahvaltısı

Çok geçmeden siparişlerimiz geldi. masanın üzeri olabildiğine doldu, gözümüz bayram etti. Her şey çok güzel görünüyordu. Evet gerçekten de bu Tuzladaki en iyi Serpme Kahvaltı olmalı. Beyaz peyniri, tereyağı, balı, reçeli, zeytini hepsi gerçekten çok kaliteli. Sucuklu yumurta çok lezzetli. Özellikle ekstradan söylediğimiz Mıhlama bir harika. Hep ismini daha önce duyardım. Ama yemek nasip olmamıştı, Bilseydim Mıhlamanın bu kadar lezzetli olduğunu, daha önce mutlaka yerdim. 

Ship Shack Cafede ailemle birlikte bol oksijenli bir yerde. Kuş sesleri eşliğinde. Meyve ağaçları içinde yaptığım Serpme kahvaltı, şuana kadar yaptığım en harika serpme kahvaltı. Özellikle artık çok sıkı bir mıhlama müdavimiyim. Herkese tavsiye ediyorum. Ship Shack Cafeye gidin ve Mıhlamanın tadına mutlaka bakın derim.

Teşekkürler Ship Shack Cafe

Evet bilmediğim bir yerdi, tereddütlerim vardı, acaba diyordum, hatta cafenin önüne geldiğimde son anda başka bir yere gitmeyi dahi düşündüm. Ama yapamadım Ship Shack Cafenin büyüsü adeta beni kendine çekti. Sonuçta ailemle birlikte cennet gibi bir yerde harika bir serpme kahvaltı yaptım.

Eskiden yeşillik bir yerde kahvaltı yapmak için ya Beykoz tarafına yada Maşukiye taraflarına giderdik. Gitmesi gelmesi ayrı bir dert, çektiğimiz eziyet ayrı bir dert, üstüne üstlük kazıklandığımızla kalırdık. Tuzla da Ship Shack Cafe Beykozu ayağımıza getirmiş, Hemde çok daha uygun ve lezzetli. Herkese tavsiye edeceğim.      

Ship Shack Cafe şehrin göbeğinde adeta bir cennet yaratmış. Özel mülkiyetlerini insanların istifadesine açarak, bize böyle bir imkanı sunan Ship Shack Cafe işletmecisi Özgül hanıma ayrıca çok teşekkür ediyorum. Gelip bizimle tanışması, muhabbet etmesi de çok onurlandırıcı ve ince bir davranış. 

Teşekkürler Ship Shack Cafe…